17 Temmuz 2014 Perşembe

Namütenahi Bir Ramazan'a Tahassür

Bismillahirrahmanirrahim,
Günler geçiyor, gidiyor rüzgarın yaprakları savurduğu gibi ömrümüzden savrulan yıllar ile birlikte.Ki biz fark etmiyoruz belki de bu kaçıncı Ramazan-ı şerifimiz.Son mu? Ramazan nasıl güzeldir ki adını bakınız nereden alıyor imiş.Güz sonunda yağan ve ortalığı temizleyen ''ramda'' isimli rüzgardan, ne manidar..
Peki ya biz Ramazan'ı bu yağmur gibi temizlenmek için kullanabiliyor muyuz gerçekten? Sorular sadece kendime sorduğum sorulardır zira kimseyi sorgulamak, yargılamak çabasında değilim ama birazcık aklı başa getirme hükmüm olursa ne mutlu bana der çekilirim köşeme.Bu ayların en güzelini değerlenmek için dilimizi,aklımızı adeta tüm bedenimizi O'nunla meşgul etmek için ne güzel fırsat.
O'nun kitabını hatmetmek,anlamak ve dahi O'nu anlatmayı da nasip etsin Rabbim vakti en güzel değerlendirenlerden olabilelim.Ben de bu güzel ayın vesilesiyle kurulan Ramazan etkinliklerinden faydalanarak bir kaç kitap edindim ve O'nu hatırlatan bir tanesinden başladım okumaya.Bu köşeyi kendime aslında okuduğum kitaplardan notlar düşmek için açmıştım ama bazen kendimi tutamadım içimi filan döktüm,affoluna.Şimdi asıl görevime döneyim, döneyim ki Ramazan da buraya uğrayan belki bir zat-ı muhterem olur, olur da onu güzele sevketmek bana vesile olur sevap pointlerine talip olurum ^^
Okuğudum kitapta tasavvuf ile ilgili kısım vardı ilk etapta bende kendi heybeme aldığım notları yazayım bakalım..
Öncelikle tasavvufun harflerinden başlayalım zira  her şeyin bir anlamı olduğu gibi onlarında anlamı varmış(Aslında her şey bize onu anlatıyor ama bizim yeterli bilgimiz olmadığından faydalanamıyoruz ne yazık ki.) ''T'' harfi tevbeyi, ''S'' harfi safa ve arınmayı, ''V'' harfi velayeti ''F'' harfi ise fenayı(yani yokluğu) temsil ediyor imiş.Ve dahi sekiz temel üzerine kurulu olan tasavvufun ilk temeli cömertlikmiş ve bu İbrahim(a.s)'ın sıfatı, ardından gelen rıza, İshak(a.s)'ın sıfatı,üçüncüsü sabır ve tabi ki Eyyüb(a.s)'ın sıfatı, dördüncüsü işaret imiş ki bu da Zekeriyya(a.s)'ın sıfatı,beşincisi kurbet ve Yahya(a.s)'ın sıfatı,altıncısı tasavvuftur ki mana yolculuğu anlamına gelir Musa(a.s)'ın sıfatı, yedincisi aşktır ki İsa(a.s)'ın sıfatı olmakla birlikte sekizincisi ve sonuncusu fakirliktir, kulluğu bilmek manasında kullanılmıştır ve Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.s)'in sıfatı imiş.
Cüneyd-i Bağdadi'ye göre tasavvuf, ''Cenab-ı Hakk'ın bir kulunu nefsinden öldürüp, kendisiyle diri kılması.'' imiş ki Rabbim O'nunla dirilenlerden eylesin inşAllah ^^

İşte tüm bunlardan dolayı namütenahi bir Ramazan'a özlemleniyorum, özlemleniyorum ki çokça O'nu zikredebilelim Ramazan diye dünyevi işlerden elimizi eteğimizi çekelim diye hep Ramazan olsun, aileler teravihe beraber gitsin çoculklarıyla, ailesinden uzakta olanlarda en bi sevdikleriyle beraber iftarlar, teravihler için can atsın mesela.
Selam ve çokça dua ile.
O'na emanet kalınız efendim.




-Okuduğum kitabı merak edenlere Cemalnur Sargut'un ''Dinle'' isimli tasavvuf sohbetlerinin bulunduğu kitaptır-

1 yorum:

Delibu! dedi ki...

Öyleyse Ramazanı namütenahi yapmak bizim elimizde. Diğer ayları da Ramazan tadında yaşamak da. Belki de bu yüzden bu kadar kısa, kıymetini anlasınlar, doyamasınlar da diğer aylar da oruçları, iftarları yapsınlar, yatsıdan sonra nafile namazlar kılsınlar, Kur'an ile hemhal olmayı bırakmasınlar.. Ramazanı diğer aylara da taşırabilmek duasıyla diyorum o zaman kardeşyarım ^.^

Hamiş1* en sevdikleriyle beraber teravihler iftarlar için ben can atmaya devam ediyorum, senin için aynı şeyleri düşünüyorum mu bilemem, bi düşün.

Hamiş2* senin blogunu bi' düzene sokalım, fontun falan kaymış 0.0

Muhabbet baki.