25 Aralık 2016 Pazar

Bir anı, çokça huzur

 Selam olsun oradakine,
Oradaki kim bilinmez ama arada sırada bir belki bilerek belki yanlışlıkla sayfayı buluverip bi iki kelamımı okuyan sana diyorum, evet.
Bir sabah uzun süre hastalıklar, doktorlar ve sorumluluklar altında kalmış yataktan çıkamazken çalan zil.
Böyle deyince hiç bir şey canlanmıyor tabii kafanızda çünkü beklemediğiniz bir zil olunca bazen meziyet bile geliyor ama ''Her şeyde vardır bir hayır.'' boşuna değil ya. Ev arkadaşım açıvermiş çalan kapıyı ve gelen paketi girişe bırakıvermiş ben yatıyorum diye. Sonra huzursuz ve bitkin kalktığım yatağımdan çıkmaya derman buluverince girişe işim düşüyor ve pakete gözüm ilişiyor ama beklemediğim bir şey olduğu için hala sadece gözüm ilişmekten öteye gitmiyor ve ev arkadaşlarımın olduğunu düşünerek tam oradan uzaklaşacakken isim gözüme ilişiyor ve biranda o çok sevdiğim ışıklar etrafta beliriyor ve sanki güneş doğuyor hiç doğmayan koridorumuza ^^ Evet şükür ki düşünceli insanlar var, bundan öte şükür ki bu insanlardan bazıları benim kalbimi biliyor keza bende onun kalbini. Allah için sevmek, cümlesinin vücut bulmuş hali sanki. Onun için çok çok kez şükür ederim bazen sesli bazen sessiz, bazen uzaktan bazen yanı başından. Tekrar gelen pakete dönecek olursam ne mi vardı içerisinde? Bolca sevgi, şefkat, huzur ve biraz da şifa.. Bir kaç gün öncesinde konuşup çıkmayan sesimden hasta olduğumu anlayan ve öneriler ve dualarla vedalaştığım kardeşyarımdan vücuduma şifalı çaylar, çerezler ve ruhuma da bir kitap. Şimdilik bir kitap diyorum ama her zaman olduğu gibi bir kitaptan çok daha fazlası. Paketi açar açmaz içerisinden fırlayan teyzemin en sevdiklerimden olan kavrulmuş fındık, bingoo. Beni ne kadar tanıdığının simgesi olarak baş köşeye kuruluyor canım fındıklar, sonra şifalı çaylar da yanımda olamadığı için ancak minik paketlerle iletmekte bulmuş ve ne iyi etmiş dediklerimden. Bunların bir kısmını o zaman kullanmak nasip olmadı ama her bir şeyin mükemmel zamanlaması olduğunu bildiğim gibi bunun da bir zamanlaması olduğunu biliyordum ve öyle de oldu. O hasta zamanımı bir şekilde uzunca bir aradan sonra atlatıp zayıflayan bünyem ile ilk fırsatta kendimi tekrar hasta bulduğumda çekmecemden bana göz kırpan ıhlamurum zamanlamanın ne kadar manidar olduğunu kulağıma fısıldadı adeta. Ve bir de şu meşhur kitap. O zaman sadece içini şöyle bir karıştırmak nasip olmuştu ama çok okumak isteyip okuyamamıştım. Sonra bir gün yine içimin sıkıldığı, eve en çok gitmek istediğim ama bir o kadar gidemediğim zamanlardan birinde rafımdaki bu kitap bana eşlik etti. O zaman elime alırken bir şeyler okumak için almıştım sadece elime ama sanki kitap benim içimi okudu ve yine zamanlamanın manidarlığı ile ciddi manada gözlerimi yaşarttı. Kitaplar ve insanlara,zamana uyumu. Bunu çok ama çok kez yaşamış ve her seferinde bir kez daha şaşkına dönmüş biri olarak kesinlikle ama kesinlikle ruha ve duruma göre kitap almak mükemmel bir şey. O an ne duygularla ne alırsanız alın onu aktarmak sadece hediyeyi verirken elinizde olan bir şey ama kitap okudukça bir kez daha bir kez daha sizi karşınızdakine sunacak ve hatırlatacaktır. Ki hele bir de kitabı okumuş ve hediye edeceğiniz kitaba minik notlar almışsanız. Diyeceklerim bu kadar. Bu noktaya nasıl geldim yine bilmiyorum ama sanırım sözün özü sevdiklerinize şükredin ve onlara güzel(ruhlarına hitap eden ) kitaplar alın :)
Selam ile.

1 yorum:

Delibu! dedi ki...

Ya ben bunu uyumadan şöyle bir bakınayım dediğim nadir zamanlardan birinde gördüm ya ne iyi oldu ^.^ hem de yeni yazmışsın! Güzel kalbini sevdiğim, mesafeler bazen daha mı yakınlaştırıyor bilmem ki. Yine özleminle.. Bloğa yazma zamanlarıma ne zaman döneceğim ben de acaba, burası bi başka değil mi yaHu? ☺️ Ve dipnot: ben bugün kendimden biraz memnunsuzken, senden gelen güzel sözler şifa oldu ��